Ara

11 Aralık 2010 Cumartesi

Seus/

Mutluluğum çok üzgün şu sıralar,
Yokluğunda dokunsan ağlar.
Beni sensiz kim hayata b/ağlar,
Bir of çeksem yıkılır güvendiğim d/ağlar.


Ağladığım belli olmasın diye,
Gül'erken ağlarım genelde.
Bu yüzdendir gamzelerimdeki s/eller.
O yüzsün isterim, karışmasın eller.


Bahar geldirken sen nerdeydin?
Sana yaşarken duyguları en derin?
Yoksada ellerin?
Boşluğa uzatırım tutmasanda? beklerim.


Sol kapım hep açıktır sana,
Mevsimi karanlık olsada,
Bir meşgale ile kalbime çarp yeter,
Tanrı misafiri olsanda.

4 Aralık 2010 Cumartesi

Tes/Ellilik-S/ağır

Kalbim yokluğunda ağırlaştı,
Teselli insancıkları laçkalaştı,
Gereksiz sözcükler fazlalaştı,
Gel-ecek fiili yalanlaştı,
Yok gelende gidende.
 Bu yürek tes/elliye s/ağırlaştı.

Sen'siz.

Koşmalıyım yetişmeliyim sana,
D'almadan kimse bahçene, toplam/alıyım seni.
Gülümse. aşk gibi b/ak yüzüme b/ak ki tadayım nef(S)esini.
Öyle sev ki beni, ilk  gibi.
Acıtmadan sev ama inc/itmeden..
Her g/ördüğümde seni cenneti alayım kollarıma,
Sana açmalı tüm çiçeklerim.
Her öpüşünde baharı tatmalıyım.
Yağmurlarım olmalısın ben de arınmalıyım senle
Sevm/eliyim seni.
Hep b/enimmişsin gibi.

22 Kasım 2010 Pazartesi

vakitŞöminesi

Sensizliğin şöminesinde yaktım tüm anılarımı,
Sen vardın bana kalan geriye,
Üzgünüm sevgili! sol yanım sana yanarken
Sende yandın içinde..

Seus/

Saçlarım üşüyor, nefesinden, 
Bugun sensizliğin his'sizinci günü,
Gülemiyor dudaklarım, 
İsmin bile olmadığı halde sol'yanımda. 
Sağ yanım kadar değersizken yokluğun, 
Gülemiyor dudaklarım.
Bir cenaze düğünü omzumda.
Nevrozunu kutluyor sana yanarken ben,
Hissettiklerim...
Seni soruyorlar bana
Komikçe 'tanımıyorum' diyorum
Tanımıyorum.. seus.

G'itme'aşk!

Yukarı b-akarken sana d-üşüyorum, s-üzüyorum aşkı, b-ölüyorum sana, u-mutluyken sende! Kal'kelimesinin an'ahtarını v-erirken kalbim, G-it' diyordu gururum, öyleki gurursuz olmayı b'aşa'ra'madık. 

14 Kasım 2010 Pazar

Tüttürüyorum senmişcesine işte.

Dolduruyorum ciğerlerime kadar sensizliği. her nefeste daha bi yakıcı. Kül tablasında birikmiş yalanlar, aldanışlar, unutulmuşlar, ihanet, yıllar ve diğerleri. içsem de vermez ki bu sigara seni bana geri.

14 Eylül 2010 Salı

Sonbahar..

Kimi yaprak kurur sonbaharda,
Ama bir kahramanın içinde büyüttüğü ağaç,
Küçük bir dokunuşla yeşerir dalga dalga,
Mevsim sonbahar olsa da...

An'sız

Yine düşünürken geleceğini, yürüyor olcağım sana, hani beklerken yaklaşmak.. ateşe dokunmadan bedenimi saran o sıcacık ısınla tüm şehrin soğuğunu öldüreceğim. ayaklarımın altına alacağım düşmansı ağlayışları tüm gelmeyecek diyenlerin yüzüne kahkaha atıp sinsi gülüşlerini yarıda keseceğim. umutla beslenen yüreğim seninle büyüyecek kocaman bi kalbe sahip olacağız beraber.

AcıŞekerKarışımı

Sen giydin yakışmadı.
Ben giydim yakışmadı.
Biz giydik beraber olduk.
Adımız'a aşk dendi
Aşk bize yakıştı.

Yinelenmeyen Yineler.

Yine o acınası çığlıklar, yine sabahın 7 si, yine alarm çalmakta, aynı telaş içinde suratsız yine ben. Yine zorunlu olduklarım yapmam gerekenler, yine gidiyorum işte bu evden hep bu yenilenmeyen yinelerle yine veda ederken yakalıyorum kendimi.. yine bir iş vakti yine akşam.

Yol +____-

Geleceksin üstü başı isyan dolu halsiz adam ilk gittiğin yere.
Bekleyeceğim günün kırmızı elbisesiyle seni, daha bi alımlı.
Saçlarım kirlenmişlikten, gözlerim uzaklara bakmaktan yorgun,
Rujum dağılmış rimellerim akmış biçimde,
Alacağım günlerce yıkanmamış pasaklı bedenime seni.
...

9 Eylül 2010 Perşembe

Umursuz

Umur sınırlarıma hiç insan koymadım bugun, tıpkı diğer günler yaptığım gibi. Devamsal motonlukların doğurduğu sıkıntılar, aksilik hızlarına yetişemiyorum bazen, ufak kazalarım oluyor gün içinde. umrum dışı kovamada dolduruyorum onları, hakkımda yapılan 'dedi' lere koyuyorm. gün içinde sayısız mutlu ediyorum kendimi. çikolata yiyiyorum mesela, patates kızartmasına doymuyorum çünkü doymuyorum mutlu olmaya, kilo alıyormuşum kısaca pehh diyorum. umrum dışı!

6 Eylül 2010 Pazartesi

Ask mi .. Bana sor...


Saflık mı ? Açlık mı ? Yalakalık mı ? Gerçek mi ? Var mı ? Yok mu ? Her ne kadar tam olarak çözemediğim bir konu olsa da son yıllarımda üzerinde çokça durduğum düşündüğüm bir konu. Aşk…

Kimine göre bir gecelik. Kimine göre bir hecelik. Yani sadece heceden ibaret. Kimine göre bir heveslik. Kimine göre bir nefeslik. Çok azına göre ise ömürlük...

Bir çok kişiye sorduk.. Bir çok cevap aldık .. İşte onlar…

Önce kendime sordum.. Bence aşk sadece masallarda…

Birine göre aşk aşkın tarifini yapmaya çalışmaktır. Ancak aşık olan insan bunu yapar…

Birine göre varlığı bir dert yokluğu yara…

Birine göre bitkisel hayata girmektir aşk .. tanımı olamaz ben aşk olarak onu biliyorum.. o neyse aşkta odur…

Birine göre aşk Acıya Şikayetsiz Katlanmaktır.. .

Birine göre intihar gibidir.. Her an düşünülebilen ama cesaret edilemeyen…

Birine göre sen kimsin.. [opps numara bile silinmiş :)]…

Birine göre aşk wirüstür …

Birine göre aşk, hakkımda yaptığım yorumları sonradan hep yanlış ya da eksik bulduğum şey…

Birine göre 'aşk güzel ediyor her şeyi ..' yalan en kocamanından…

Birine göre aşk bile bile zevk alarak acı çekmektir… ismini vermek isteyen izleyici : Can Topal

Birine göre aşk sihirli bir şeydir ne yazık ki elinizdeyken puff diye gidiverir gece yarısı kaybolan külkedisi gibi...

Birine göre aşk bir sudur iç iç kudur poff aşkız hayat boş hayat…

Birine göre uyum, coşku, açıklık ve dürüstlük, birlikte gelişmek, keyif, anlayış, denge, içtenlik...

Birine göre aşk; Beynini alıp masaya koymak,Gerektiğinde yaşamayı,su içmeyi,yemeyi,uykuyu unutmaktır.Kısaca kendinden vazgeçmektir…

Birine göre sonu asla mutlu olmayan geçici bir his…

Delinin birine göre yoktur onun belli bir tanımı…

Birine göre annesinden dayak yediği halde, yine 'Anne' diye ağlayan bir çocuktur,AŞK..

Birine göre eğer bir gün aşık olursa cevaplayabileceği bir şey..

Birine göre aşk kokudur…

Birine göre o ilişkiye objektif olarak bakamamaktır…

Birine göre mantıksız sevgi desem nasıl tatmin edecek ki” ... sorarak öğrenilmez…

Falancaya göre “Ben aşkı tanımlayamıyorum, sarıçiçeğe soralım.”

Birine göre aşk yok yalan ! canımı yakan en büyük duygu . onu tanımıyorum üzgünüm …

Birine göre hayranlıktır. eğer bi insana yeterince hayransan onun adı aşktır. için gider her anına. nefesine için gider. kokusu başını döndürür. elinden içtiğin bir kap su şifan olur…

Birine göre aşkın belli bir tanımı olmaz, her zaman değişebilir, kendini hayatın birçok tarafında gösterebilir de…

Birine göre aşk: onun anlattığı en önemsiz şeyleri bile, hiç sıkılmadan gözünün içine bakarak dinlemektir…

Birine göre “aşkın o kadar çok tanımı var ki hangisini yapsam hmm aşk yalnız kaldığında gitarına sarılıp söylediğin şarkılarda onu bulmaktır mesela ya da aşk aslında kolanın yanında yediğin hoşbeştir be oley…”

Birine göre "Hayatın can suyudur" ..

Birine göre 3 harften meydana gelen 3 bilinmeyenli denklem..

Birine göre "kalbiniz göğüs kafesinizin içinde bir kuş gibi çırpınıp durur ya.işte buna aşk diyorlar"

Birine göre tanımını yapılabiliyor olsaydı o şey aşk değil bildiklerini tekrarlamak olurdu..

Birine göre aşk; tanımlanamayandır aslında.. baktığında göremediğin, ama hep hasret olduğundur.. Canını acıtan ama bıktırmayandır..

Birine göre : kısacası aşkın tarifi ne olursa olsun biz içine sevgimizi katmadan yaşarsak ne kendimiz tadına vararak yaşarız ne de yaşatmak istediğimiz insana aşkın tadını yaşatabiliriz ..

Birine göre “aşka inanmam demem ama şu sözü hatırlatırım: Bir kadın ‘aşka inanmıyorum’ derken aslında tek bir şey demek istiyordur. ‘Hadi beni aşka inandır.’
Ben inanmayı bekleyenlerdenim.”

Birine göre aşk karşılıksız bekleyiş sürecidir..bekledikçe artar, arttıkça daha bir aşık olursun..hırpalanırsın, her gün tekrar tekrar ölürsün de gıkın çıkmaz..sonra bir bakmışsın bir gün yeniden doğmuşsun…

Birine göre aşk o kadar da anlatılabilecek bir şey değildir… zihninde köşe kapmaca oynayan bir şeye nasıl akıl sır erdirebilirsin ki?!

Birine göre aşk çözümü değişken olan bir denklemdir…

Birine göre " Ey gönül AŞK nedir diye mi soruyorlar? De ki kim ki bu soruyu sorar, demek ki anlamaz... Her kim de anlar, zaten bu soruyu sormaz... " demiş MEVLÂNA ^-^

Birine göre aşk bence birini çok uzakta olsa bile yürüyüşünden tanımak, sorunların seni çok sıktığı zaman onunla aran iyi olmasa bile onu düşünerek mutlu olmak, rüyanda onun sıcaklığını ve ellerini gerçekmişçesine hissedebilmek, onun mükemmel olmadığını bilsen de onu herkesten çok istemek, onu düşünmeden bir gün geçirmemek olabilir mesela...ama aşkın anlatılamayan çok farklı yönleri var ne bileyim bence yapılamaz aşkın tanımı.. :)

Evet gördüğümüz üzere herkes için farklı aşk var.. Ne olduğunu çözebilene aşk olsun o zaman ..

4 Eylül 2010 Cumartesi

Doğa ananın en sevdiği kızı.

Güneşi ben uyandırdım bu sabah,
Askıdaki duygularımdan, mutluluğu giymiştim,
Değişik bir sabahtı!
Yüzüme bir tebessüm yapıştırdım,
Adımlarım birbirini izledi.
Kuşlar şarkı söylerken, saçlarım dans etti.
Rüzgarın kına kokan elleri daha bi narin,
okşadı tenimi..
Beni severken hissettirmemeye çalışırcasına.
Ve.. uzaktan bi ses
Huzurlu bi mırıldanış
Galiba tanıdım...
Bu ses Baharın sesi.

Hoşça'lar sende kal'sın.

Gidişin değerli kıldı seni, ellerimde kalınca adın anladım.
Susmalıydı dudaklarım git demeden sana.
İnancın gidişininin yolunu çizmişti çoktan.
Gözlerim kal desede ellerim el salladı titredi..
Karardı çapım, meşaleden umut yaktım.
Uzaklaşınca anladım. Değerliydin.
Hoşçakal..

3 Eylül 2010 Cuma

~~Gecenin Kanatları~~

1.tekilYalnızlık

Üşüyorum...

Korkuyorum...

Susuyorsun? neden cevapsızsın bu kadar?

Ellerimi bile tutmuyorsun oysaki ben sana uzatmıştım?

Karanlık...

Korkuyorum...

Şimşek çakıyor...

evet evet görebiliyorum şimdi seni,

Ordasın.

Ellerimi tut. tekrardan uzatıyorum sana.

Korkumu al üstümden.

Buz gibisin aşk.

Bedenin buz gibi. Daha çok üşüyorum

Bembeyaz'sın aşk. Daha çok korkuyorm

Seni seviyorum diyorum.

Susuyorsun.

Dinleyin..Karga şarkı söylüyor!

-Dün canımın sol yanı aradı.

......

K:Rüyamda sahnede mükemmel bir sesle şarkı söylüyordun!

P:Rüyanda?

K:Rüyamda?

P:Mükemmel sesle?

K:Evet.

P:Mükemmell! bu bir ışık, bu bir işaret.. (kendimi neye inandırmak istiyorsam onu söyledim.)

K:Ama rüya?

P:Ve sende tanrının seçtiği insansın.

K:Pervin kapatıyorum.

P:Dur dur nasıl gördün? nasıl söylüyordum? kimden söylüyordum?

K:Neşeli.. Ama sesin harikaydı tabirine bak, hemde sabaha karşı gördüm. ama ne söylediğini bilmiyorm.

P:(Allah'm ben bu gazla eurovision'a bile rüyasız girerim) Tabikide bakarım, belkide sesim güzel olur?

K:Rüyalardaysa evet.

P:Bana kaderimin bir oyunumu bu?

K:Aldı sevdiğimi verdi zulumu, zülümü, zulümü.

P:Zulüm. lütfen.

K:Canımıniçi seviyorum senii öptüm rüyalarda buluşurz.

P:Hep böyle gör beni. beni dinleyebilen ender insanlardan ol. sonra bana anlatt uzunca.. he bide unutmadan ne söylediğimide bak.

.... Dıt dıt dıttt


Rüya tabiri : Rüyada güzel sesle şarkı söylemek kazançlı ticarete delalet eder.. (olsun sanatçılarda çok kazanıyor) :D

Uyut beni Melatonin

Gecenin bir yarısı bende, diğer yarısı rüyalarımla sevişirken sabah ezanında uyumak farz oluyor her defasında. Geç saatlerin eteklerine tutunsamda sallanmaktan başka yaptığım bi halt yok, acındırıyorum kendimi saatin 3 sularına ne fayda? ordan oraya sallıyor beni. Hayallere dalıyorum masal altı yorganımda, karman çorman abidik gubidik şeyler görüyorum. sonra karıştırıyorum hepsini soğuk yatağıma sıcak meze yapıyorm hayallerimi. Olmuyor uyutmuyor hiçbirşey beni. kaçak uykumu kovalarken ansızın yorulduğumu hissediyorum. ezan okunuyor... uyuyorum.

Ölüİnsanlık

Yazık! insan nesli tükenirken seyretmeyi ne de seven bir toplumuz biz. oynadığımız oyunu çekirdeksiz de izlemeyiz hani. her gün bir insanlık daha da ölüyor, cinayetler çoğaldıkça insanlığımzı yitiriyoruz farketmediğimizin farkında bile değilken katil zanlısı oluveriyoruz bir anda, bazen de faili. Korkularımıza hapis olurken kelepçeleniyoruz cesaretimize kıramıyoruz küçücük korkuyu başımızda tac ediyoruz şahit olarak kalmayı da başaramıyorz. hep bir azğıdan ''yaşasın kötülük'' diyebiliryoruz. hani tıpkı öğrendiğimz gibi. nede doğru söylüyoruz! daha ne söylediğimizin farkına bile değilken, hopp sonra da kendimize alkış tutuyoruz, gurur duymadan da edemiyoruz. gazetelere manşet olmayı seviyoruz neslimizi tüketen cinayetlere. yazık bizede yazık köreldikçe göremediğimz işlediğimz cinayetlere yazık! başkalarının doğrularıyla örtündüğümüz için yazık. gerçeği göremeyecek kadar aciziz ve bu yüzden aslında hepimiz birer ölüyüz. ''Yaşasın kötülük''..

Peri.

~~Gecenin Kanatları~~

Şimdilik uykumla oynaşırken hayal kurdum rüyayla gerçek arasındaki köprüden sekerek yürüdüm meşale yaktım karanlığıma bide baktım bilgisayar ışığıymış. uykusuzluk sarhoşu olmusum saçmalamışım, sonra saç malanmaz saç taranır diyede espri yapmışım en kötüsü bide buna gülmüşüm. neye güldüğümü farkedip gene gülmüşüm. sebepsiz yazıyorum işte, yarın 5.30 da kalkacağımı düşünerek stress oluyorum. olacağını bile bile bişeyin, önceden stress olmak ne de saçma. tıpkı ölüm gibi, sonucunu bildğimz tek gerçek. ölüm mü dedm? koru yarabbi! az önce sabah 5.30 da kalkmaktan bahsediodum ya. ya kalkamazsam? noluyo lan kendimimi korkutmaya çalışıyorum? amacıma ne? peki eğleniyo muyum? öd patlatacağıma çıkıp sokakta bestelerimle kafa patlatırım daha iyi. evet ya şarkı söylemeliyim ben bu ses birgün star olucak inanmayanları ajdara havale ediyorum.


Uyku.